20 Mayıs 2009 Çarşamba

GÖZÜNÜ SEVEYİM ÇANAKKALEM........

Şehitler Allahtan Şunu İsteyecekler: YARABBİ BİZİ DÜNYAYA TEKRAR GÖNDER VE SENİN UĞRUNA BİR KERE DAHA ŞEHİT OLALIM..... Dur Yolcu Bilmeden Gelip Bastığın, Bu Toprak Bir Devrin Battığı Yerdir!... Eğilde Kulak Ver Bu Sessiz Yığın, Bir Vatan Kalbinin Attığı Yerdir!... Bu Issız Gölgesiz Yolun Sonunda, Gördüğün Bu Tümsek GELİBOLU'da, İstiklal Uğrunda, Namus Yolunda, Can Veren Mehmed'in Yattığı yerdir!... Bu Tümsek Koparken Büyük Zelzele, Son Vatan Parçası Geçerken Ele, Mehmed'in Düşmanı Boğduğu Sele, Mübarek Kanını Kattığı Yerdir!... Düşün ki Haşrolan Kan, Kemik, Etin, Yaptığı Bu Tümsek, Amansız Çetin, Bir Harbin Sonunda, Bütün Milletin, Hürriyet Zevkini Tattığı Yerdir!... VATANIMIZA SAHİP ÇIKALIM.BU VATAN BİZİM.HER KARIŞ TOPRAĞININ BEDELİ KANIMIZ İLE ÖDENDİ.

AH BE GARİBANLIK NE DİYEYİM BEN SANA.....

Ah be garibanlık vardı serde derler ya işte benimkide öyle dostlarım. Hep yemek ve örgüdenmi bahsedicez birazda benden bahsedelim. Burası benim 1983'ten 1990'a kadar çocukluğumun geçtiği yer yani Ayvalık Cunda Adasında bir ev. Nedendir bilmem ama hala bu ev rüyalarıma giriyor. Unutamıyorum. Garibanlık dedimya şöyle bir bakın etrafa mahalleme evlerin hepsi o senelerdede çok güzeldi. Birtek bizimki kötüydü. Çocukluk işte utanırdık halimizden.(Şimdi ah diyorum keşke dönebilsek ve şu an o evde yaşasam)İnsanlarda çok iyi daravnmazdı hani. İyilik görmedik kimseden garibanlıktan dolayı aşağılanmaktan başka. Her şeyi ve hepsini dün gibi hatırlarım dostlarım. O zamanlar belkide temelleri atılmıştı mesleğimin. Her sorana Polis olucam derdim. Herkes gülüyordu bana. Şimdi gülemiyorlar. Geçen sene şimdi 4 yaşında olan kızımıda aldım gittim mahalleme. Hatta mahalle resminde kızımda çıkmış. Ben geldim dedim mahalledekilere. Beni tanımadılar tabi. Sene 2008 olmuş ve bu kadın kim. Evet benim. Polis oldum. Evlendim. Kızım var. İnanamadılar tabi. Sümüklü kızdan bunlar olmazdı dimi. Oldu işte. O anki duygularımı anlatamam dostlarım. Şu an bile bunları yazarken ağlıyorum. Nedenini bilmiyorum ama ağlıyorum. Belkide YÜCE RABBİME gözyaşlarım ile şükrediyorum. "O" yürü ya kulum yürüme vakti demeseydi olmazdı bunlar. YÜCE RABBİM ŞÜKÜRLER OLSUN SANA VE VERDİĞİN ONCA GÜZELLİĞE..... SAYGILAR...........

14 Mart 2009 Cumartesi

PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ 38. HAFTA (ÇARDAK KEBABI)

MALZEMELER: Yarım Kilo Kuşbaşı Dana Eti, 2 Tane Soğan, 2 Tane Domates, 2 Tane Yeşil Biber, 1 Su bardağı süt, 6 Çorba Kaşığı Un, 1 Yumurta, Tuz, Karabiber, Taze Kaşar, Ketçap veya salça. HAZIRLANIŞI: Canım Dostlarım etkinliğimize yeni bir tat daha. Bu yemeğimizin tarifi bana ait değil gezinirken bir yerden okumuştum ve daha sonra yaparım diye bir kenara not etmiştim. Denedim ve gerçekten hem sunum olarak hemde damak tadı bakımından harika oldu. Denemenizi şiddetle tavsiye ederim. Neyse hemen tarife geçeyim. Ben eti öyle kolay kolay pişirebilenlerden biri değilim bu nedenle eti 40 dk. düdüklüde güzelce haşladım. Sonra soğanları biraz alazlayıp (Pembeleştirip) Domates ve biberlede biraz kavurdum. En son etleri koyup bildiğimiz susuz bir et sote hazırladım. Ve onlar kenarda beklerken bir kapta Unu, Yumurtayı ve sütü iyice çırptım.Un topakları kalmamasına dikkat edin. Hamurundan 1 kepçe alarak az yağlanmış teflon bir tavada 3 dakika bir tarafını 3 dakika bir tarafını olmak üzere pişirdim. Tarifler 4 kişilikmiş ama benimkinden heralde tavam biraz büyük olduğu için 3 tane krep çıktı. Krebi bir tepsiye yayın. Tam ortasına pişen etlerinizden yerleştirin. Fotoğrafta gördüğünüz gibi 4 köşesini katlayıp kare şekline getirin. Fırın tepsisine ters kapatıp yerleştirin. Üzerine 1 tane incecik bir dilim taze kaşar koyun. En son salçalı su hazırlayıp görünüm hoş olsun diye salçalı su gezdirin. Ve kaşarlar eriyene kadar 180 derece fırında tutun. (İnanın çok beklettim ama benim kaşar inatçı çıktı ve erimedi.Fakat yinede tat harika oldu.) Afiyet olsun dostlarım. Mutlaka deneyin. SAYGILAR.

28 Şubat 2009 Cumartesi

AYŞE ARKADAŞIMDAN................

Can dostum olan Ayşe arkadaşımın yapmış olduğu bu güzel pastayı ve kurabiyelerini sizler ile paylaşmak istedim.İnanın şu anda saat tam olarak gece yarısı 04:38. Resimleri ekleyip yatayım dedim. Tarifleri hafta sonu mutlaka ekliyeceğim.Ellerine sağlık canım arkadaşım. Yeni tariflerini bekliyorum. Yada gel senide blogspot'a üye yapalım.Sende o güzel tariflerini bizler ile paylaş. SAYGILAR.......

22 Şubat 2009 Pazar

PORSELEN DEMLİK ÇAY SAATİ 36. HAFTA (KOLAY MANTI)

Canım Dostlarım Öncelikle böyle bir etkinlikte payı olan, güzel dostlar ile bir araya gelmemize sebep olan ve benide aralarına alan arkadaşlarıma canı gönülden teşekkür ederim. Fazla konuşmadan tarifimi vereyim ağlarım valla ha. Malzemeler (Kendinize göre azaltma ve çoğaltma yapabilirsiniz. Ben 2 kişilik yaptım). 3 Adet Yufka, Yarım Paket 125 gr. Sana Yağ (İsteğe bağlı tereyağda olabilir), 250 gr. Kıyma, 2 Diş Sarımsak, Yarım Kilo yoğurt. Sanayağını yada tereyağı bir tavada eritip, yufkaları tezgaha yayın. Yufkanın her tarafına gelecek şekilde erittiğimiz sanayağı güzelce fırça yardımı ile sürün ve yufkayı tam ortadan 2'ye bölün sanki sigara böreği yapıyormuş gibi en uçtan başlayarak kıvırın. Aynı işlemi diğer yufkalarada uygulayın.Elinizde 6 tane kocaman sigara böreği var. Bunları bu 1. resimdede gördüğünüz gibi istediğiniz uzunlukta (5 cm olabilir) kesin.Fırın tepsisine aliminyum folyo serip 200 derece fırında üstü hafif kızaracak şekilde bekletin. Bu 2. resimde görüldüğü gibi hafif kızarttım hatta ve hatta başından hiç ayrılmadım. Çünkü yanarsa ve kurursa olmuyor. Fırından çıkardığımız hamurları sunum olarak güzel görünmesi için borcama koyun ve 250 gr kıymayı bir tavada güzelce kavurup hamurların arasına resimde görüldüğü gibi yayın.
Son olarak tuzlu ve sarımsaklı yoğurt hazırlayıp üzerine gezdirin.En Üste ise sıvı yağda kırmızı biber veya salça yakıp gezdirin. Bekletmeden hemen servis yapın ki yerken ağzınıza çıtır çıtır sesler gelsin. Harika oluyor dostlarım. Bir kere deneyin inanın vazgeçilmeziniz olacak. Çünkü tadı harika oluyor. Afiyet Bal Şeker Olsun. Bu etkinliğimizi http://mutfaktelaşi.blogspot.com/ adresinden takip edebilirsiniz. SAYGILAR........

18 Şubat 2009 Çarşamba

GÜLCAN USTAMA SAYGILARIMLA. (2)

Evet canım dostlarım Gülcan Ustamdaydım. Herzamanki gibi harikalar yaratmış. İnanın fotoğraflar gerçek güzellikleri tam olarak yansıtmıyor. Yani mağazalardan tonlarca para verip aldığımız hırkaları gülcan ablam hiç bıkmadan usanmadan Dünyalar tatlısı kızına örüyor. Valla yalakalık yaptığımı zannetmeyin ama gerçekten helal olsun diyorum çünkü hazırdan hiç farkı yok hatta daha bile güzeldi. Saygılarımı sunuyorum. Resimleri yakından incelemek isterseniz çıkan resimlere hep tıklayın. En büyük hali en son geliyor. SAYGILAR......

29 Ocak 2009 Perşembe

SAÇ ÖRGÜLÜ ATKI VE BERE

Evet dostlarım nihayet bunuda bitirebildim.Flar,Çanta, Atkı ve bere hepsini bir arada başladım ve aynı zamanda bitirdim. Hangisinden canım sıkılsa bıraktım diğerine geçtim.Bu atkı ve bereyide görümcemin kızı Tuanaya yaptım.Güle güle taksın ama fların fotosunu çekmeyi unuttum. Hediyelerimide gönderdim. Birdahaki sefere artık. Bu örgümü yalancı selanik ve düz örgünün karışımından yaptım. Dikdörtgen şeklinde örüp en üstünü kesmeden içinden ip geçirip büzdüm.Tam ortasında küçük bir delik kalıyor orayadı saç örgüsü yapıp diktim. Birde ipçiden parlak dikilebilen taş buldum güzelce süsledim. Güle güle taksın. Ancakkkkkkkk fotoğraf makinamın azizliğine uğradım dedimya tarihe hiç bakmayın. Tarih bu tarih.

25 Ocak 2009 Pazar

PONPONLU ÇANTA

Merhabalar arkadaşlar.Nihayet çantamı bitirebildim.Ve hemen size göstermek istedim. Yapım aşamalarınıda sırasıyla hep fotoğrafladım.Ayrıca bu çantadan 2 tane yapıldı ha bunuda söylemeden geçmiyeyim. Biri görümceme biride kızkardeşime yapıldı. Bu çantayı simli kalın ipler ile ördüm ve kendim çok beğendim. Eşimde beğendiğini dile getirince tamam emel sen bu işi yırttın kız dedim.Hep yemekmi ekliyeceğiz birazda örgü ekliyelim bakalım.Çantamı başlar iken 16 zincir çekip başladım ve zincirin çevresini arttıra arttıra önce alt kısmını ördüm. arttırma kısmını bırakıp örmeye devam edince çanta kendiliğinden yukarı doğru dönüyor zaten. Buradada sık sık yere koyup "V" şeklinde gitmesine özen gösterdim. Kimi yerde arttırdım kimi yerde arttırmadan ördüm.Sonra sap ve astar aldım. Önce sapları sonra içine astarı ve en sonda fermuarını diktim. Ayrıca dikiş makinam falanda yok. Elde yaptım. Ponponunuda taktık çanta bitti. Yakından bakmak isterseniz resimlerin üstüne tıklayın yeter. Bence güzel oldu ya sizce? Not:Ayrıca fotoğraf makinamın tarih ayarı bozulmuş galiba dün akşam çektiğim fotoları 2007 tarihli gösteriyor. Kusura bakmayın artık napalım. SAYGILAR.....

17 Ocak 2009 Cumartesi

RENKLİ TOPLAR

Valla arkadaşlar bu güzel tarif bana değil "Portakal Ağacı" bloğundan sevgili Hatice arkadaşımıza ait.Harika görünüyor değilmi? Şubedeki arkadaşlarım toplanıp bana gelmeye karar verdiler onlara çok özel bir şey yapmalıydım ama ne? Sonra blogları dolaşmaya başladım. Ve Portakal Ağacındaki tarifi buldum. Hatice benim yemek konusunda duayenim. Birçok şeyin yapılışını ondan öğrendim ve bu bloğumada ondan özenerek (Eh birazcık kıskanarakta diyebiliriz) başladım. Renkli Topların yapılışı çok basit. Malzemeler: 4-5 Adet Orta Boy Patates 2 Yemek Kaşığı Tereyağ 1 demet Maydanoz 1 demet Dereotu Rendelenmeş Havuç Kırmızı Biber Karabiber Kırmızı Lahana (En güzel görünende bu) Tuz. Yapılış: Bütün yeşillikleri küçük küçük kesip ayrı tabaklara koyun. Havuçları ve Kırmızı lahanayı mutlaka rendeleyin. 1 tabak karabiber ve kırmızı biberide hazırlayın. Patatesleri güzelce püre yaparmış gibi haşlayın kabuklarını soyup iyice ezin ve biryandan da patates sıcak iken 2 yemek kaşığı tereyağ koyun ve karıştırmaya devam edin.Tuzunuda eklemeyi unutmayın. Elinizde Ceviz büyüklüğünde toplar yapıp hazırladığınız tabaklardaki malzemelerin içinde bu topları yuvarlayın. İşte Bu kadarrrrrrrrrrrrrrrr. Sunum harika. En az Hatice arkadaşımın ki kadar güzel oldu. SAYGILAR.....

1 Ocak 2009 Perşembe

HAYIRLI SENELER.......

Yanardağ Pastası Havuçlu Toplar Elmalı Turta Etimek Tatlısı Dolama Börek Evet Dostlarım yılbaşı soframız. Mesai arkadaşım Meral hanım'ın güzel kızı Sadiye Nur hazırlamış bu masayı. Birtek kuş sütümüz eksikti.Saat 22:30 civarı Meral arkadaşım hadi emel gelmiyormusun seni bekliyoruz deyince kızımla birlikte hemen hazırlandık yola çıktık.Eşim Malum çalışıyordu tabi. Gece 03:00'e kadar devriye gezmişler. Neyse güleryüzlü bir ortama girdik herşey harikaydı masaya baksanıza birkere.Yok yoktu şükürler olsun. Şimdilik sadece resimleri koydum. Daha sonra masamızda yer alan yiyeceklerin tariflerini yazacağım.Hepinize Hayırlı, Mutlu, Huzurlu seneler diliyorum Dostlarım.